|
LOKASYON |
|
İki
coğrafi bölgede toprakları bulunan Erzurum İlinin arazi büyüklüğü, yaklaşık
25.066 km² kadar tutar. Bu toprakların kuzey kesimi yani İspir, Narman, Oltu, Olur, Pazaryolu,
Tortum ve Uzundere İlçelerinin toprakları, Karadeniz
Bölgesinin Doğu Karadeniz sınırları içinde kalmaktadır. Ancak bu kesim, İl
topraklarının yaklaşık % 30’ luk bir payını
oluşturur. Geriye kalan % 70 gibi önemli bir pay, Doğu Anadolu Bölgesi
dahilinde yer alır. İl, arazi büyüklüğü bakımından, sırayla Konya, Sivas ve
Ankara İllerinden sonra,Türkiye’nin 4. büyük ili konumundadır |
|
YERYÜZÜ ŞEKİLLERİ |
|
Erzurum
İli, genel olarak yüksek arazilerden oluşur. Örneğin platoların deniz
düzeyine göre yükseklikleri 2000 m’ yi bulur, bunların üstünde yer alan
dağların yükseklikleri ise, 3000 m. ve daha yüksektir. Platolar ve dağlar
arasında, yükseklikleri yaklaşık 1500 ila 1800 metrelere ulaşan depresyon
ovalarıyla oluklar yerleşmiştir. Karasu-Aras
Dağlarının bazı dağ kütleleri, Erzurum İli arazisini güneyde engebelendirmiştir. Bunların en önemlileri, Erzurum kenti
ve Erzurum ovası (825 Km²) güneyinde yer almakta olan Palandöken Dağları
(Büyük Ejder 3176 m.) ve Pasinler Ovası (540 km²) güneyinde yer alan Şahveled Dağları (Çakmak Dağı 3063 m.) olup, Bingöl Dağlarının
kuzey yarısı da yine Erzurum İli sınırları içinde kalmaktadır. |
|
İKLİM ÖZELLİKLERİ |
|
İl
arazisinin büyük çoğunluğunda, karasal iklim özellikleri egemendir. Kışlar
uzun ve sert, yazlar kısa ve sıcak geçer. İl topraklarının kuzey
kesimlerinde, yüksekliği yaklaşık 1000 ila 1500 metrelere inen vadi içleriyle
çukur sahalarda iklim, büyük ölçüde sertliğini yitirir. Erzurum il
merkezindeki meteoroloji istasyonunda 1929’ dan bu yana gözlem yapılmaktadır.
Yaklaşık 70 yılı bulan gözlem sonuçlarına göre, ilde en soğuk ay ortalaması,
-8.6 C, en sıcak ay ortalaması 19.6 C, en düşük sıcaklık -35 C ve en yüksek
sıcaklık ise, 35 C olarak ölçülmüştür. Yıllık yağış tutarı 453 mmm. kadardır. En az yağış kış devresinde düşer. Bu
devrenin yağışları kar biçiminde olup, kar yağışlı gün sayısı 50 ve kar
örtüsünün yerde kalış süresi ise 114 gün kadardır. En yağışlı devre ilkbahar
ve yaz mevsimleridir. |
|
DOĞAL BİTKİ ÖRTÜSÜ |
|
İl
arazisinde egemen doğal bitki örtüsü, step formasyonudur. Orman örtüsü, pek
yaygın değildir. Bu örtünün alt sınırı, 1900-2000 metrelerde başlamakta ve
üst sınır, 2400 metrelerde son bulmaktadır. Başlıca orman örtüsü alanları,
Oltu, Olur ve Şenkaya ilçelerindeki sarıçam ve meşe
ormanlarıyla, Erzincan-Aşkale sınırlarında rastlanan meşe ormanlarıdır. İl
arazisinin % 60’ tan biraz fazlası steplerle kaplıdır. Bu doğal bitki örtüsü,
yer yer keven topluluklarıyla verimsiz hale gelse
de, geniş alanlarda mera hayvancılığına uygun verimli çayırlıklar
durumundadır. |
|
AKARSULAR |
|
|
|
İl topraklarının doğu yarısı, Hazarakaçlama
Havzası içinde kalır. Bu kesimin sularını, Aras
Irmağı toplar. Batı kesimi ise, Basra Körfezi akaçlama alanında, kuzey kesimi
de Karadeniz akaçlama havzasında kalır. Batı kesimi sularını Karasu, kuzey
kesimininkini ise, Tortum ve Oltu çaylarının birleşmesiyle oluşan Çoruh
ırmağı toplar. |
|
|
|
GÖLLER |
|
|
|
İlde doğal göller azdır. Yapay göller ise, yeni yeni oluşmaktadır. İlin en önemli doğal gölü, Tortum çayı
üzerinde oluşmuş, bir heyelan-sed gölü olan, Tortum
gölüdür. Aslında bu göl, yönetim olarak, 1997’ de ilçe merkezi yapılan Uzundere ilçesi yönetim sınırları içinde kalır. Alanı
yaklaşık 8 km² kadar olan bu göl, kuzey batıda yer alan Kemerli dağından
heyelan yoluyla kayan kütlelerin, Tortum çayının yatağını tıkaması yoluyla
oluşmuştur. Bu nedenle çayın eski yatağı değişmiş ve önünde yüksekliği 48
metreyi bulan ünlü doğa harikası Tortum (Uzundere)
Çağlayanı oluşmuştur. Gölün suları, 1963 yılında faaliyete geçen ve 1 km
kadar kuzeydeki alçak bir boğazda kurulmuş olan Tortum santralını
çalıştırmaktadır. Fazla sular ise, serbest akışa bırakılarak, Tortum
çağlayanını oluşturmaktadır. Yapay göller arasında Serçeme çayı üzerinde yer
alan Kuzgun barajı (10.3 km²), Lezgi suyu
üzerindeki Palandöken Göleti (22 km²), Aras ırmağı üzerinde Söylemez barajı (14.2 km²)
başlıcaları olarak burada hatırlanabilirler. |
|
|
|
NÜFUS |
|
|
|
Erzurum, arazi büyüklüğüne koşut bir nüfus barındırmaz. Gerçi 1927’ de 270.400 dolayında olan il nüfusu, 2000 yılı itibariyle, 942.300’ e ulaşmıştı. Demekki, 73 yıllık teorik artış, 3.5 katı dolayında gerçekleşmişti. Ancak, bu süre içinde Türkiye nüfusunun beş kat dolayında arttığı hatırlanırsa, il nüfusunun yavaş artmakta olduğu anlaşılır. Bu durum ilin nüfus yoğunluklarına da yansımıştır. Örneğin, 1927’ de km² başına 10.8 kişi düşerken (Türkiye 16.7), 2000 yılında bu yoğunluk 37.6’ ya çıkabilmişti (Türkiye 79.8 idi). İl nüfusunun az oluşu, nüfus artış hızının düşük olmasıyla ilgili değildir. Aksine, gerek ilde ve gerekse Doğu Anadolu’ da doğal nüfus artış hızı, Türkiye ortalamasının (2000’ de % 1.5) çok üstündedir (1950’ de % 3, 2000’ de % 2.6 kadardı). Artışın çok yavaş cereyan etmesinde esas rolü, ilden göçler oynamaktadır. Gerçekten de, 1950-2000 devresinde ilden ayrılarak başka ilde oturan nüfus, yaklaşık 490.000’ i bulmuştu. İl dahilinde en büyük kent, Erzurum’ dur. Kentin nüfusu, 1927’ de 30.800 iken, ilk kez 1965’ de 100.000’ i aşmıştı (105.300 kadar). Giderek büyüyen nüfus, 1980’ de 200.7 bin, 1997’ de 298.7 bin ve 2000’ de ise 367.000 dolayına yükselmişti. |